İstanbul Ticaret Borsası

                       

  • BAŞKAN'DAN
Başvuru Yapan: Gerçek Kişi

4982 Sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanunu gereğince istediğim bilgi veya belgeler aşağıda belirtilmiştir. Gereğini arz ederim.


T.C. Kimlik No (*)

:     


Ad Soyad (*)

:     


E-Posta (*)

:     


Telefon (*)

:     


Faks (*)

:     


Geri Dönüş Tercihiniz

:    


Adres (*)

:     



İstenilen Bilgi / Belge (*)

:     


(*) Zorunlu alanların doldurulması gerekmektedir.

Başvuru Yapan: Tüzel Kişi

4982 Sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanunu gereğince istediğim bilgi veya belgeler aşağıda belirtilmiştir. Gereğini arz ederim.


T.C. Kimlik No (*)

:     


Ad Soyad (*)

:     


E-Posta (*)

:     


Telefon (*)

:     


Faks (*)

:     


Geri Dönüş Tercihiniz

:    


Adres (*)

:     



İstenilen Bilgi / Belge (*)

:     


(*) Zorunlu alanların doldurulması gerekmektedir.

    Kasım
    2020
    96 Yıldır Milletimizle Bir ve Beraber Olarak Ekonomimizi Güçlendirdik

    Bir ülkenin bağımsızlığının ve istiklalinin teminatının iki önemli unsuru vardır. Birincisi o milletin istiklal aşkı, bağımsızlık ve hürriyete olan düşkünlüğüdür. Bunu sağlayan ise tarihten aldığı güçtür, ortaya koyduğu büyük ve köklü geçmiştir. İkincisi ise sadece askerî ve siyasî açıdan değil ekonomik açıdan da kendini kuvvetli kılacak unsurlara sahip olmasıdır. Türkler, 4 bin yılı aşan tarihleri boyunca bu ikisine birlikte sahip olmayı başardıkları için bağımsız devletler ve imparatorluklar kuran bir millet oldular. Günümüzde ise Türkiye’nin siyasal alanda yürüttüğü başarılı politikaların arkasında güçlü ekonomik yapılara sahip olması vardır. Büyük bir onurla ifade edeyim ki bu yapılardan biri de İstanbul Ticaret Borsası’dır. Geçmişte farklı isimlerle var olan  Borsamız, 19. yüzyılın son çeyreğinde modern bir anlayışla kurulmaya çalışılmış ve nihayet 1924 yılının Ekim ayında resmen kurulmuştur.

     

    İstanbul Ticaret Borsası, Cumhuriyetle yaşıt bir ekonomik örgüt olarak, hem 1929 Dünya Buhranı hem de II. Dünya Savaşı sırasında ortaya çıkan gıda fiyatları kaosunu düzene kavuşturmada, gıda ve hayvancılık alanlarında temel politikaların oluşturulmasında etkin rol oynadı. Öyle ki Borsamız, Türkiye iktisat tarihinin vazgeçilmez bir parçası oldu. Bu nedenle her zaman söylediğim gibi Borsamızın tarihi, ülkemiz tarihinin bir özetidir. Tüccarlarımız kadar üreticilerimizin de ekonominin ve üretimin değişen şartlarına uyum sağlamasında, sorunlarını dikkate alan politikalar geliştirilmesinde önemli bir vazife gördük.

     

    Bu temel görevimizi özellikle Gezi Olayları ile başlayıp 15 Temmuz hain darbe girişimiyle devam eden, sonrasında da ekonomimize yönelik ciddi saldırıların gerçekleştiği süreçte aktif bir şekilde sürdürdük. Böylece 96 yıldır olduğu gibi milletimizle bir ve beraber olarak ekonomimizi güçlendirdik.

     

    Böylece bir kez daha ortaya çıktı ki, bir ülkenin ekonomik örgütleri, o ülkenin varlığını ve bekasını ayakta tutan sütunlardır. Bu sütunlar sağlam oldukça, Türkiye içerden ve dışarıdan tüm saldırılara karşı dimdik ayakta duracaktır. Allah’a hamdolsun ki İstanbul Ticaret Borsası, 1924’ten beri ekonomi cephesinde nöbette ve teyakkuzdadır. Özellikle son dönemde gözünü kırpmadan, Türk Milletini daha ileriye taşıyacak ufuklara doğru yürümektedir. 96 yıldır bunu yapıyoruz, inşallah daha nice 96 yıl, bunu yapmaya devam edeceğiz.

     

    İstanbul Ticaret Borsası, aynı zamanda bir sosyal sorumluluğun adıdır. Ülkemizin kaynaklarının israf edilmeden, en iyi şekilde kullanılmasını sağlamak, ana eksen olarak zahire ve hayvancılık alanında vazifeli olan Borsamızın omuzlarındadır. Bu bağlamda ifade etmek isterim ki, İSTİB olarak, başta Hakkı İsmet Aral olmak üzere Yönetim Kurulu arkadaşlarımızla birlikte büyük bir heyecanla başlattığımız Gıda İsrafını Engelleme Projesi, en önemli sosyal sorumluluklarımızdan biridir. Biz bu projeyle gıda ihracatımız kadar yüksek bir orana ulaşan israfı önlemeyi hedefliyoruz. Bu konuda kat ettiğimiz her mesafe, ülkemizin kaynaklarının boşa tüketilmesini önleyecektir. Sadece milyarlarca dolar cebimizde kalmayacak, aynı zamanda bu gıdalar ihtiyaç sahiplerine ulaştırılabilecektir. Daha da önemlisi gıda enflasyonunun önlenmesine önemli bir katkı sağlanmış olacaktır. O yüzden Gıda İsrafını Engelleme Projesi, yalnız İSTİB’in projesi değildir, bu ülkenin milli bir projesidir. Borsamızın ülkemiz için var olduğunu ve çalıştığını gösteren bir projedir. Bu projede emeği geçen tüm arkadaşlarımı kutluyorum, onların gayretleriyle, paydaşlarımızın sahiplenmesiyle ülkemizin geleceğine sahip çıkacak, ihtiyaç sahiplerinin umudu olacağız.

     

    Son olarak İzmir Depremi’nde hayatlarını kaybeden vatandaşlarımıza rahmet, yaralılara acil şifa dilerken, depreme karşı en büyük silahımızın toplum olarak hazır olmaktan, gerekli tedbirleri almaktan geçtiğini bir kez daha hatırlatmak istiyorum.

     

    Saygılarımla

     

Etkinlik Takvimi
İstek, öneri, memnuniyet ve şikayetlerinizi belirtiniz.
   
       
Dijital Tarım Pazarı'na (DİTAP) nasıl üye olunur?

Tarım ve Orman Bakanı Dr. Bekir Pakdemirli’nin DİTAP Projesi Hakkındaki Sunumu