SUYU KORU TOPRAĞI YAŞAT

İklim krizinin etkileri her geçen gün daha fazla hissedilirken, su kaynakları üzerindeki baskı da giderek artıyor. Kuraklık, orman yangınları, şehirleşme, tarımsal su kullanımı ve sanayi faaliyetleri, özellikle zaten sınırlı olan yeraltı ve yerüstü tatlı su varlıklarını daha da tehdit eder hâle getirdi. Bu koşullarda suyu yalnızca tüketilecek bir kaynak olarak görmek artık yeterli değil; verimli kullanılacak, korunacak ve mümkünse yeniden kazanılacak bir değer olarak ele almak bir zorunluluk hâline geldi.
Atık Su Mu, Kaynak Mı?
Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO), özellikle kurak ve yarı kurak bölgelerde arıtılmış atık suların tarımsal sulamada yeniden kullanımını öneriyor. Bu sular, yalnızca sulama amacıyla değil, içerdiği besin elementleri sayesinde doğal gübre işlevi de görebiliyor. Böylece hem su hem de gübre girdisinde tasarruf sağlanabiliyor. Üstelik FAO’ya göre bunun için karmaşık ve pahalı sistemler gerekmiyor; düşük maliyetli, yerel koşullara uygun çözümlerle de etkili İleri Biyolojik Atık Su Arıtma Tesisi sonuçlar elde edilebiliyor.
FAO’ya Göre Atık Suyun Tarımda Kullanımı
• Tarımsal sulamada kullanılabilir.
• İçerdiği azot ve fosfor sayesinde gübre işlevi görebilir.
• Yerel ve düşük maliyetli arıtma sistemleriyle uygulanabilir.
• Su kaynaklarının korunmasına katkı sağlar.
Türkiye’de Suya Sahip Çıkmak: “Bir Damla Da Sen Ol”
Türkiye’de suyun etkin ve verimli kullanımı konusunda son yıllarda önemli adımlar atılıyor. Ocak 2023’te başlatılan Ulusal Su Verimliliği Seferberliği, kamu, özel sektör ve bireyleri kapsayan bütüncül bir farkındalık hareketine dönüştü. Seferberliğin en dikkat çekici adımlarından biri ise Cumhurbaşkanı
Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan Hanımefendi’nin öncülüğünde yürütülen “Bir Damla da Sen Ol” çağrısı oldu. 22 Mart 2025 Dünya Su Günü’nde düzenlenen Su Verimliliği Zirvesi’nde Emine Erdoğan’ın şu sözü, su yönetiminin toplumsal boyutunu çarpıcı biçimde ortaya koydu: “Su verimliliği, asgari sudan azami fayda sağlamaktır.”
Aynı zirvede konuşan Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, suyun artık yalnızca çevresel bir mesele değil; aynı zamanda kalkınma ve güvenlik meselesi olduğunu vurguladı. Su kayıplarının azaltılması, modern sulama tekniklerinin yaygınlaştırılması ve sanayide suyun yeniden kullanımı gibi uygulamalar, seferberliğin temel hedefleri arasında yer alıyor.
Türkiye’nin 2030 Su Hedefleri
• Kişi başı günlük su tüketimi: 150 litre → 120 litre
• Kentsel şebeke su kaybı: %32 → %25
• Tarımsal sulama verimliliği: %50 → %60
• Endüstride su verimliliği: %30 artış
Ülkemizde Tarımsal Sulama Maksatlı Su Kullanımı Toplam Kullanım İçinde %77 Paya Sahip
Dünyada tatlı su kaynaklarının yaklaşık %70’i tarımsal amaçlarla kullanılmaktadır. Bu oran Avrupa’da %25 civarındayken, Afrika ve Asya’da %81’e kadar çıkmaktadır. Ülkelerin gelişmişlik düzeylerine bağlı olarak sektörel su kullanım oranları önemli farklılıklar gösterebilmektedir.
Tarımın Sorumluluğu ve Dönüşüm Potansiyeli
Tarımsal üretimde kullanılan su, Türkiye’deki toplam su tüketiminin yaklaşık %77’sini oluşturuyor. Geleneksel sulama yöntemlerinin yaygınlığı, hem su israfını artırıyor hem de tarımsal verimi sınırlıyor.
Bu nedenle tarım sektörü, su yönetiminde kilit bir role sahip. Modern sulama sistemlerine geçiş, çiftçilere yönelik eğitimler, geri kazanım sistemlerinin desteklenmesi gibi uygulamalar, bu alandaki dönüşümün temelini oluşturabilir.
Ayrıca FAO’nun da vurguladığı gibi, atık suyun tarımda güvenli ve sürdürülebilir bir şekilde değerlendirilmesi, çevresel olduğu kadar ekonomik açıdan da çiftçiye katkı sağlayabilecek bir çözüm. Tarım ve Orman Bakanı Yumaklı, kentsel, tarımsal ve endüstriyel su kullanımını verimli hâle getirmek için şu projelerin devrede olduğunu belirtiyor:
• Ulusal Su Kurulu’nun kurulması
• Havza bazlı su kullanım stratejilerinin geliştirilmesi
• Kuraklık Tahmini ve Erken Uyarı Sistemi’nin kurulması
• Taşkın, tehlike ve risk haritalarının hazırlanması
• Yerli ve milli Hidrotürk Modeli ile kaynak yönetimi
• 2025’te devreye alınacak Akıllı Su Yönetim Sistemi ile kaynaktan kullanıcıya su takibi
SUYA DEĞER KATMAK
Su artık yalnızca bir doğal kaynak değil; aynı zamanda gıda güvenliği, ekonomik kalkınma ve toplumsal refahın temel unsurlarından biri. FAO’nun sunduğu teknik verilerle Türkiye’nin ulusal hedefleri birleştiğinde, ortaya hem küresel hem de yerel düzeyde güçlü bir yol haritası çıkıyor. Bu yol haritasının başarısı ise ancak tüm paydaşların ortak çabasıyla mümkün olabilir. Her bireyin, her kurumun ve her sektörden üreticinin bu sürece katkısı kıymetlidir.
Çünkü her damla, geleceğin ta kendisidir.
Sebahattin Özkurt