İSTİB BAŞKANI ALİ KOPUZ'DAN 3. ÇEYREK GSYH AÇIKLAMASI

İstanbul Ticaret Borsası Başkanı Ali Kopuz’un 3. çeyrek büyüme açıklaması;
“Küresel ekonominin zayıf seyrettiği ve içerde dezenflasyon programına bağlı olarak ekonomik aktivitenin soğutulmaya çalışıldığı bu dönemde, Türkiye ekonomisinin reel sektörün direnci ve azmi ile büyüme ivmesini sürdürüyor olması takdire şayandır. Ekonominin, bir yandan fiyat istikrarı ve finansal istikrarı sağlamaya yönelik politikaların uygulandığı, bir yandan da küresel talepteki yavaşlama arasında hassas bir denge içinde ilerlediği böyle bir ortamda, Türkiye’nin büyüme gayretleri ile pozitif ayrışması kayda değerdir. Nitekim Türkiye’nin en önemli dış ticaret partneri olan Euro Bölgesi, 2025 yılının üçüncü çeyreğinde yıllık bazda yüzde 1,4 büyüme kaydedebilmiştir. AB’nin lokomotifi Almanya ise teknik resesyonda olup, 2025’in üçüncü çeyreğinde büyüme sağlayamamıştır. Ana ihracat pazarlarımızda yaşanan bu ivme kaybına rağmen, Türkiye’nin üçüncü çeyrekte yüzde 3,7’lik büyüme oranına ulaşmış olması bu anlamda memnuniyet vericidir. Normal şartlarda Türkiye ekonomisi yüzde 5 ve üzeri büyüme oranlarını çok rahat yakalayabilecek bir yapıdadır. Türkiye’nin orta ve uzun vadede büyüme ortalaması zaten bu oranların üzerindedir. Halihazırdaki enflasyon kaynaklı arızi koşulları geride bırakıp yeni bir hikaye oluşturabilirsek, tekrar bu oranları yakalayacağımıza inanıyorum.
Tarım sektörü ise hasat dönemine rağmen üçüncü çeyrekte maalesef ciddi bir daralma yaşamıştır.
Son bitkisel üretim tahminleri, 2025 yılı genelinde bitkisel üretimde gerilemeye işaret ediyordu. Elbette bu rekolte kayıplarında, olumsuz hava koşulları, kuraklık, yer yer don olayları gibi faktörler etkili olmuştur. Bununla birlikte, tarım sadece ekonomik büyümenin bir alt kalemi olarak değerlendirilmemelidir. Gıdanın neş’et ettiği bu sektör, gıda arz güvenliği, enflasyon dinamikleri ve sosyal refah açısından hayati önemdedir. Dolayısıyla tarımsal üretim, rakamlardan çok daha fazlasıdır. Bu nedenle, 2026 hasat dönemine hazırlanırken verimliliği artıracak yatırımlar ve çiftçiyi destekleyen finansman mekanizmalarının güçlendirilmesi ile mevcut tabloyu mutlaka değiştirmeliyiz. Dahası orta uzun vadede tarımda istikrar için devlet, özel sektör ve sivil toplum kuruluşları olarak, tüm paydaşlar, gıdanın temeli olan ülke tarımını dönüştürecek reformları ve yapısal adımları hayata geçirmek için aralıksız çalışmalıyız.”